Sizin İçin Ruhunuzun ve Zihninizin Sağlığı Ne kadar Önemli?

Sağlık; yaşamın belki de en önemli maddesi. Sanırım bizim pek te önem vermediğimiz bir maddesi… İnsanların kendi bütünsel sağlıklarına dikkat etmeleri, önem vermeleri için ne olması, ne yapmaları gerekiyor? Siz biliyor musunuz?
Kendi sağlıkları ile ilgili olarak insanları, bugüne kadarki izlenimlerim ve tecrübelerim doğrultusunda gruplandırır isem dört maddede sıralayabilirim
Nedir bu guruplar derseniz de;
- Bana bir şey olmaz diyenler
- Yumurta kapıya dayandığında mecburen çözüm arayanlar
- Başı ağrısa ölüyorum sanıp ilaca yad a alternatif tıbba sarılanlar
- Kendilerine emanet edilen yaşamlarına sahip çıkıp iyi bakanlar
Birinci grup insanları büyük bir güvenle “bana bir şey olmaz” deseler de uzun vade de onları oldukça ciddi sorunlarla karşılaşırlar. Tabi o zaman geldiğinde geçmişti söyledikleri bu sözlerini unuttukları ya da yenildikleri için sıkıntıları biraz daha güçlü yaşarlar.
İkinci grup insanlar ise ya tembeldir, ya kendine değer vermiyordur, ya yaşamdan zevk almıyordur, ya kendini sevmiyordur vs. hal böyle olunca kendilerine ( bedenen, ruhen, zihnen…) ayıracak zamanları hiç olmadığından acının ya da sıkıntının en yüksek noktasında çözüm arayışına dalarlar. Eğer hala çözüm için şansları varsa yaşadılar, peki, ya artık çok geçse?
Üçüncü grup insanları, aslında bir bakıma hastalık hastası diyebileceğimiz gruptur. Sürekli kendini dinler, en ufak bir ağrıda doktora ya da ilaca ihtiyaç duyar ve belli bir süre sonra ilaçlara bağışıklık kazandığında yeni hastalıklar bularak hayatına yeni ilaçlar dahil eder. Tabi bu kişinin de sağlığı artık neredeyse toparlanması güç duruma ulaşmıştır.
Dördüncü grup insanlar ise aslında tam olması gereken, yaratanın bizden istediği bir yaşam şeklidir. Bedenen, ruhen, zihnen, kalben sağlığı korumayı ve sağlıklı olmayı gerektirir. Herhangi bir sağlık sorununda ise bu grup insanlar teslimiyete kalmayı ve iyileşme sürecini hızlandırmayı iyi yönetirler.
Bunları grafik yapıp hangisi daha fazla, hangisi daha az diye bakmaya gerek yok bence. Önemli olan sen hangi gruptasın onu fark etmiş olman ve eğer ilk iki gruptan birindeysen bu durumu değiştirmek için harekete geçmen.
Peki, şimdi sormak istiyorum; sen! Bu gruplardan hangisindesin? Dördüncü grupta isen devam, eğer dördüncü grupta olduğunu sanıyorsan tekrar bir hayatını gözden geçir lütfen.
Diğer üç gruptan birinde isen, görünen (et-kemik) bedensel, fiziksel rahatsızlıklarına bir şekilde zaman, emek, enerji, para sağlıyorsun. Peki, ya ruhsal ve zihinsel sağlığın? Bunlar için neler yapıyorsun? Ne kadar ilgileniyorsun? ne kadar yardım alıyorsun? Ne kadar özen gösteriyorsun, ne kadar dikkat ediyorsun, ne kadar sağlıklı tutmaya çalışıyorsun?
Et ve kemik bugün var yarın yok, Zihin dersen bugün ona iyi bakarsan yarın iyi bir şekilde çalışmaya devam eder ve ruh senin etin kemiğin olmadığında da sonsuzlukta yaşayacak.
Ne istersin? Ruhun bedeninden çıktığında nasıl yaşamalı sence? Özgür, huzurlu, koşulsuz sevgi dağıtıcısı, rehber, şifacı, ışık işçisi…. Hangisi?
Eğer bunlardan birini istiyor ise, o ruha iyi bakman, onu beslemen ve iyileştirmen gerekiyor. Peki bunu yapman için ne gerekiyor? Hala başlamadıysan başlaman için ne gerekiyor?
Şimdi, şu an….. Vakit varken başla
Yarın, hatta bir dakika sonra bile çok geç kalmış olabilirsin…
Ruhunuzun ışığını yakalayıp yansıtacağınız AN’ları yaşamanız niyetiyle
Sevgi ve Işıkla
Dilek Torun
Kategori : Blog Yazıları