Nefes Almak Yaşamak mıdır?

Hepimizin gayet açık ve net olarak bildiği basit bir gerçek var ve hepimiz göğsümüzü gere gere diyebiliriz ki, “hala nefes alıyorsak yaşıyoruz demektir”, peki, sizce hayatımızda şikâyetçi ve huzursuz olduğumuz AN’lar, kendimizi çocukluğumuzdaki gibi mutlu ve huzurlu hissettiğimiz anlardan daha fazla ise, o zaman gerçekten, “evet hala yaşıyoruz” diyebilir miyiz?
Bildiğimiz bu gerçekte aslında önemli bir eksik var; o da, “kaliteli yaşam” kavramı. Yani her nefes alan evet yaşıyordur bununla birlikte “kaliteli nefes alan kaliteli yaşıyordur” İşte, bu nedenle, şikâyetçi olduğumuz AN’lar kabulde kalabildiğimiz anlardan ne kadar fazla ise, bu durum bize nefes kalitemizin acil yardım sirenleri çaldığının göz ardı edilemeyecek en önemli göstergesidir.
Peki, yaşamın en önemli ve ilk kaynağı NEFES iken, biz hayatımızın hangi noktasında nefesimize özen gösteriyoruz? Ya da nefesimizle ilgilenmek gibi bir misyonumuz var mı mesela yaşamımızda? Otonom sinir sistemimiz, her türlü ilgisizliğimize ve dikkatsizliğimize rağmen bizi yaşatmak için çalışıp didinmesi yaşamımız için oldukça önemli bir kaynakken, bu sistem kaliteli ve yaradanın bizden yaşamamızı istediği hayat için yeterli mi dersiniz?
Ya nefesimizi kontrol eden otomatik bir sistem olmasaydı?
Ya nefes DNA’mıza yazılmış mükemmel bir sistem olmasaydı?
Ya tüm bunların yokluğu ile, yaşamak hem de en iyi şekilde yaşamak için NEFES almak ZORUNDA olsaydınız….
O zaman sizin için nefesin önemi ne olurdu?
Bu sorunun cevabı için şimdi hemen en basit soğuk algınlığı (grip) anlarınızı hatırlayın, burnunuz tıkalı ve burundan nefes alamıyorsunuz, ağızınızdan nefes alıyorsunuz ve zaten şişmiş boğazınız iyice tahriş oluyor, gece bir sağa bir sola dönüp nefessizlikten uyuyamıyorsunuz, nefes alma gücünüz oldukça zayıf halde. Hatırlayın o anları… O hastalık döneminde, sağlıklıyken aldığınız nefesler için, nefes alabildiğiniz için şükür ettiğiniz oluyor mu hiç?
İşte nefes o hallere gelmemek için iyi ve doğru kullanılmalı. Sağlıklı iken nefese özen gösterip değer vermek, onu kaybettikten sonra tekrar kazanmaya çalışmaktan çok daha basit, kolay ve etkili. Ve asıl önemli olan daha çocuk yaşta nefesi doğru kullanmaya başlamak ve kendi çocuklarımızın da bu yönde sağlıklı bir yaşama adım atmalarına fırsat vermektir.
Yaşı kaç olursa olsun hala nefes alan herkes nefesini ve yaşamını daha kaliteli hale getirmeyi %100 HAK EDİYOR
Nefes sistemi aslında doğduğumuzda tüm DNA’mıza yazılmış olan muhteşem bir sistem. 2-3 yaşından itibaren sevgili EGO’muzun oluşmasıyla, bu mucize sistemi neredeyse duracak hale getiriyoruz. Bunun farkına varıp, sorumluluğunu da almadığımızda yaşamımız gittikçe kalitesini ve verimini kaybetmeye başlıyor.
Neler oluyor peki bu sistem bozulduğunda? Sıralaması kişiden kişiye değişiyor olmakla birlikte istisnasız her insanda farklı oranlarda bu yaşamsal arızaların tamamı oluşmaya başlıyor.
- Sağlık sorunlarında tedavi daha uzun süren ya da kontrol edilemeyen duruma geliyor
- Korkular ve endişeler yaşamı esir alıyor
- Yaradanla bağlantı kesilmeye başlıyor
- Değersizlik ve kurban bilinci nedeniyle hayat daha bir boyun eğme ya da suçluluk üzerine yaşanır oluyor
- Stres ve öfke atakları kontrol edilemez ölçülere ulaşabiliyor
- Oksijenlenme seviyesi düştüğünden hücresel doyum sağlanamıyor ve daha kolay hasta olunuyor
- Göz, kulak, burun, ağız, eller gibi duyu organlarımızda ve bedensel yapımızda deformasyonlar oluşabiliyor
- Yaşamda bedensel, duygusal, zihinsel ve ruhsal dengeler sarsılıyor ve bu da hem kendi yaşamımızı hem de çevremizdekilerin yaşamı olumsuz etkiliyor
- Farkındalık, içsel barış, tefekkür ve tevekkül kabiliyetimiz zayıflıyor
- Sevmek, sevilmek, sevgiyi içine almak, yaratılmış her zerre ile bir ve birlik olmak en aza iniyor
- Oksijeni yeterli ve iyi kullanamadığımızda kalp hastalıkları ve kanser bedenimize daha kolay yerleşme gücü buluyor
- İçsel ve çevresel kıskançlık, hırs, yarış ve savaş dolu bir yaşama sebebiyet veriyor
- Oksijen yeterli alınamadığında yakılması gereken, besinler yakılıp enerjiye çevrilemiyor ve metabolizma zayıflıyor bunun beraberinde kilo alma ya da kilo verme problemleri oluşuyor
- Bağımlılıklar virüs gibi yaşamımızı kontrol etmeye başlıyor ( madde, kişi, kariyer, meslek, inanç, duygu vs. her türlü bağımlılık)
Ve bu listede yer alamayan her durumla ve konuyla %100 ilişkili olan nefesimiz bu kadar kıymetli ve önemli iken, önceliklerimizi maddesel ve beklentili yaşamımızdan alarak, nefes ve farkındalık odaklı yaşamaya adım attığımızda yaşam da bize aynı orantıda mucize, şifa, huzur, başarı gibi ihtiyaç duyduğumuz her kapıyı sevgiyle açıyor olur.
O zaman, bugün bir iyilik yapın kendinize ve önce kendiniz sonra sevdikleriniz için,
NEFES ALIN ..!
Nasıl nefes almanız gerektiği ile ilgili olarak mutlaka bir uzmandan bilgi almanız önemli. Çünkü nefeste bedenimizin %75’ine hâkim olan su gibi önemli ve dikkat istiyor. Nasıl ki suyu fazla içtiğinizde zehirliyor, az içtiğinizde hastalıklara sebep oluyor ve yeterli kullandığınızda sizi güçlendiriyor ise nefeste aynı şekilde doğru kullanıldığında maksimum fayda sağlarken yanlış kullanıldığında zarar verebiliyor.
Şu andan itibaren;
Ben zaten nefes alıyorum, peki bunun iyisi, doğrusu nasıl olur? Nefes kapasitem sağlıklı mı? Nefes hayatıma başka ne faydalar sağlar? Nefesimle ilgilenmeye başladığımda hayatımda neler değişir? Diye merak ediyorsanız size en uygun olan yer, tarih ve saatteki nefes tanıtım çalışmalarıma katılmanızı ya da bireysel seans alarak kendi içsel yaşamınıza özel yolcuğa çıkmanızı sevgiyle ve mutlaka öneriyorum.
Hayat her nefeste yeniden başlıyor… O’nu şimdi yakala…
Sevgi ve ışıkla
Dilek Torun
Kategori : Blog Yazıları