Üç Yelkenci’den Ana Yelken Okulu

ana_yelken_top

Üç yelkenci, kurdukları şirkete Ana Yelken adını verdi, spordan gelen dostluk ve birikimlerini buluşturdu. Hedefleri çocukları ve gençleri yelkenle tanıştırmaktı. Bu amaçla Datça’da açtıkları kampta çıtayı olabildiğince yükseğe taşıdılar. Burada gençler deniz ve yelkenle kaynaşırken, kişisel gelişim açısından da ciddi bir eğitimden geçiyor ve unutulmaz anılara sahip oluyor.

“Yaz Okulu” ya da “Yaz Kampları” ne anlama geliyor?

Şöyle özetlemek mümkün: “Öğrencilerin üç aylık uzun tatil döneminde günlerini değerlendirebilecekleri, belki bir spor dalına dahil olarak hoşça vakit geçirebilecekleri bir etkinlik…”

Ama Ana Yelken Datça Kampı bundan çok daha fazlasını vaat ediyor.

Çocuklar ve gençler burada “karar verme becerileri geliştirilen, karşılaştıkları sorunları aşmayı bilen geleceğin güçlü bireyleri” olarak yetiştiriliyor. “Yelken” ve “deniz” de tüm bu çalışmaların en önemli öznesi olarak kullanılıyor.

Ana Yelken, ICF (International Camping Fellowship) üyesi ve bünyesinde ICD (International Camp Directors) sertifikalı yöneticiler bulunduran tek yelken kurumu. Tüm program detayları bu doğrultuda uluslararası standartlarda hazırlanıyor.

ana_yelken_up3

Fatih Özmen, Tolga Rangavis, Necdet Gürsel… (soldan sağa)

ÜÇ KAFADAR YELKENCİ TARAFINDAN KURULDU

Şirketin kurucuları Fatih Özmen, Tolga Rangavis ve Necdet Gürsel… Her üçünün geçmişinde hem Milli olimpik yelkencilik hem de olimpik yelken antrenörlüğü var.

Şimdi bu birikimlerini geliştirdikleri farklı bir eğitim programına taşıyorlar ve “Bu kamptaki deneyimi her çocuğun ya da gencin mutlaka yaşaması gerektiğine inanıyoruz” diyerek hareket noktalarını şöyle açıklıyorlar:

  • Büyük kentlerde yaşayan çocukların yüzde 74’ü fiziksel aktiviteye günde bir saatten daha az bir zamanını ayırıyor.
  • Çocuklar günde ortalama 8 saatini elektronik aletlerle geçiriyor.
  • Gençlerin ve çocukların özgüven gelişimi ve sorumluluk sahibi olmaları için ailelerinden uzak, güvenilir ortamlara ihtiyaçları var.
  • Bu “genç” kitle, anne ve babalarının kendi yaşlarındaki hali ile kıyaslandığında, doğayı keşfetmeye onlardan çok daha az bir zaman ayırabildikleri görülüyor.
  • Program, gelişme çağındaki bireyleri kamptaki “rol modelleri” ile bu “yanlışlardan” uzaklaştırmayı ve “eksiklikleri gidermeyi” hedefliyor.
  •  Kampta çocuklar ve gençler için “başarı” ya da “başarısızlık” gibi değerlendirmeler yapılmadığı için stres söz konusu değil.
  •  Dönem sonunda seviye belirleme testi yapılıyor. İsteyenler yelkene Ana Yelken’in İstanbul’daki merkezinde devam etme şansına da sahip.

Bu yol planından da anlaşılabileceği gibi her üçü de araştırmayı seviyor, sürekli gelişimi destekliyor ve denilebilir ki kendilerini bu işe “adamışlar”…

ana_yelken_up7

YURT DIŞINDAKİ GENÇLİK KAMPLARI İNCELENDİ

Önceleri proje henüz ham bir fikir aşamasındayken dünyanın önde gelen gençlik kamplarını ve organizasyonlarını incelemişler, ziyaret etmişler, yöneticileri ile kurdukları dostluklarla bilgi hazinelerini zenginleştirmişler. Tam bu sırada Datça’da İngilizlerin ünlü SunSail firması tarafından kullanılan ancak şirket Türkiye’deki faaliyetini sonlandırınca boş kalan Perili Koyu’ndaki tesisleri bulmuşlar. Bu “keşif”, ateşi tutuşturan kıvılcım olmuş.

ana_yelken_up5

KAMPIN ÖZEL KOYU VAR

“Büyüleyici bir yerdi” diyor Fatih Özmen ve şöyle devam ediyor:

“Sadece kampçıların kullanımına açık, hava koşullarına karşı son derece korunaklı bir koya sahipti. Koyda motorlu deniz taşıtları dolaşmadığı için çok güvenli ve başlangıç eğitimi için bulunmaz bir nimetti. Tesiste konaklamaya uygun bölümler de bulunuyordu. Gerçi yapılar bakımsız haldeydi ama onu kısa sürede muhteşem bir hale getirebilirdik.”

Dediklerini de çok kısa süre içinde hayata geçirmeyi başarmışlar, güçlerini ve bütçelerini birleştirerek tesisi tepeden tırnağa yenilemiş, çevre düzenlemesini yapmış ve konuklarını ağırlamaya hazır hale gelmişler. Ancak faaliyet “kara operasyonu” ile sınırlı kalmamış elbette. Eğitimlerde kullanacakları Optimist, Hartley 10, Hartley 12, Wayfarer ve RS 16 CAT katamarandan oluşan tamamı polietilen ve ”ISAF Connect to Sail” programı uyumlu 60 teknelik bir filo da kurmuşlar. Ardından filoyu deniz kanoları ile güçlendirmişler.

ana_yelken_up2

SABAH BIRAK-AKŞAM AL YOK

Datça Kampı’nın en önemli özelliği de “sabah bırak-akşam al” olmaması. Yani gelen kursiyerler bir hafta boyunca kampta konaklamalı bir programa dahil oluyor.

Kapıda kampın özel müziği ile karşılandıktan sonra gruplara ayrılıyor ve oda koçları, yelken koçları, yelken eğitmenleri ve aktivite koçları kendi uzmanlıkları doğrultusunda kamp programını uygulamaya başlıyorlar. Daha sonra kampta bulundukları süre içinde kampçılar bir an olsun yalnız bırakmıyorlar, hatta konaklayacakları 4-6 kişilik odalarda da onlarla yatıp onlarla kalkıyorlar.

ana_yelken_up4

GÜVENLİK ÖN PLANDA

Dolayısıyla güvenlik en önemli konulardan biri… Bunun aksamaması için tesisin tek giriş-çıkışı bulunuyor. Ayrıca kamp yönetimi kameralarla yemekhaneden dinlenme alanlarına, sahilden denizin üzerindeki faaliyetlere kadar her anı izliyor. Ayrıca başlıklara takılan kameralarla tüm faaliyetler kayıt altına alınıyor. Kaydedilen bu görüntüler, “anı” özelliği taşımanın yanı sıra eğitim amacıyla da kullanılıyor. Diğer bir önemli konu “sağlık”… Reviri de bulunan kampta 7 gün 24 saat tıbbi personel bulunduruluyor. Ayrıca yaşanması muhtemel acil sorunlara karşı da Datça Devlet Hastanesi 10 dakika mesafede…

ÇAĞDAŞ BİR YÖNETİM MODELİ

Bir yandan İstanbul’da Yeşilyurt Spor Kulübü ve İstanbul Yelken Kulübü’ne altyapı sporcusu kazandırmak amacıyla faaliyet gösteren Ana Yelken, bir yandan da geliştirdiği çağdaş yönetim anlayışı ile hareket alanını genişletiyor, yelkeni çocuklar ve gençler açısından vazgeçilmez bir “hobi” haline getirmeye çalışıyor. Hazırlanan özel yazılım programları ile kendine sporda kariyer yapmak istesin ya da istemesin, tüm kursiyerlerin performansları izleniyor. Geliştirilen büyümeye açık iş modeli ile “üç kafadar” şimdiden yeni hedeflerini de belirlemiş. Şubeleşerek büyümeyi ve oluşturdukları sistemi yaygınlaştırmayı düşünüyorlar.

YAŞ GRUPLARI VE DÖNEMLER

Datça Yelken Kampı’nda 8-12, 12-15 ve 15-17 yaş gruplarına göre 16 Haziran’da başlayıp 6 Eylül’de sona eren 9 dönem halinde eğitim veriliyor.

Şimdi gelelim başlıkta yer verdiğimiz “muhteşem buluşma” sözüne…

Geçen yıl faaliyete geçen Datça Yelken Kampı’nda bu söze uygun karşılığı kursiyer çocuklardan biri veriyor: “O kadar çok şey yaptık, o kadar çok şey yaşadık ki, anlatmaya kalksam zaman yetmeyecek… Ama unutulmazdı…” Gerçekten de çocuklar ve gençler sabah kalktıkları andan, gece uykuya çekildikleri zamana kadar bir an boş bırakılmıyor. Her seviyeye göre verilen yelken eğitimlerinin yanı sıra yelken gezileri, doğa keşif turları, takım olma ve sorun çözme etkinlikleri, takım yarışmaları, yüzme, kano, paddle board gibi dolu dolu bir dizi program onları bekliyor.

ana_yelken_up1

EN ZOR YANI “VEDA”

İşin en zor yanı ise, dönem sonunda kamptan ayrılmak…

Bu veda sahneleri çocuklar ve gençler kadar, eğitmenler için de duygu yüklü sahnelerin yaşanması demek. Zira geçen bir hafta boyunca eğitmenler ailenin “ağabeyi” gibi, kursiyerler ise “kardeş”…  Böylesine bir “sahiplenme” ve kaynaşma içinde ayrıklık da zor oluyor elbette…

 

Kaynak: TurkSail / Serdar BAPOĞLU

Kategori : Blog Yazıları , Genel

Yanıt Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>