Dengede Olmak Ne Demek?

Dilek Torun Denge

 

Dengede Olmak Ne Demek?

Kendi adıma hayatımın her alanında uygulamaya özen gösterdiğim, özenin karşılığını da fazlasıyla alabildiğim konulardan biri olan denge konusunu sizlerle paylaşmak istedim bugün.

Yaşamda her şey farklılıklardan yani zıtlıklardan oluşuyor. Peki bu zıtlıklar içinde bize en iyi gelecek olan seçimi nasıl yapabiliriz?

Aslında öyle istekler ve arzular dünyasında yaşarken, gözümüz doymadan hep daha fazlasını isterken kendimize sormayı unuttuğumuz çok soru var bizi kendi gerçeğimize ulaştıracak olan.

Bu sorulara şöyle yüzeysel bakalım dersek, en basitleri şöyle belirtebilirim belki; Benim gerçekten istediğim şey ne?, istediğime ulaştığımızda bu beni gerçekten mutlu edecek mi?, arzuladığım şey benim hayatım için faydalı mı?, istediğime ulaşamadığımda asıl hissedeceğim duygu ne?, istediğime ulaştığımda beklediğimin bu olmadığını görmek bana ne hissettirecek?

Başlık “denge” ben isteklerden bahsediyorum, biraz tezat geldi belki size, biraz sabır, hepsine sıra gelecek şimdi yavaş yavaş. Denge kelime olarak çok basit, hayatımızda uygulama olarak çok zor bir erdem bana göre aslında. O yüzden ne denli iyi anlaşılır ve uygulanırsa, yaşadığımız hayatta o denli keyifli oluyor.

Yaşamın hatta kainatın tamamı bir denge üzerine kurulu, güneşin batışı ile doğuşu, mevsimler, hatta yağmur sonrası açan gökkuşağı bile bir denge, bizim ruhsal, bedensel ve zihinsel dengelerimize bakacak olursak; dişi-eril enerji dengemiz, inatçı-esnek olmamız, güzel-çirkin kalıplarımız, doğru-yanlış inançlarımız, zayıf-şişman tanımlarımız vs. gibi kişiden kişiye değişen, çoğunlukla herkeste bulunan bir çok zıtlık var.

Peki, dengeleri anladık, dengede olmak ne demek?;

Dengede olmak aslında bir yerde akışta olmak gibi bir şey diyebiliriz. Şöyle diyelim, biz bir şeye çok sevinip coştuğumuzda sistem bizi dengeye getirmek için canımızı yakacak bir haberle ya da olayla buluşturur ya da tam tersi, canımız sıkkınken bir haber alırız keyfimiz yerine gelir ve bir denge sağlanır. Ya da bir evlilik düşünün, dişi enerjisi yüksek bir erkek mutlaka erkek enerjisi yüksek bir kadınla birliktedir çünkü bu da bir dengedir, Bu dengenin oluşumu biraz kadere, biraz sistemin düzenine biraz da bizim içsel dinamiklerimize bağlı.

Tüm bunların dışında benim bu konuya kendi bakışım ise tamamen sisteme güven ve teslimiyetle ilgili. Yani söyle ki; her ne yaşarsam yaşayayım dengedeyim, Üzüntümü yaşarım, öfkemi yaşarım, sevincimi yaşarım, sevgimi yaşarım ve bunların hepsini bir döngü olarak düşünecek olursa hayatım bu mükemmel döngü içinde seyrine devam eder. Tüm duygular bizim yaşamamız için varlar, bunları ne yok edebiliriz, ne silebiliriz ancak yüksek bir farkındalıkla yaşayabiliriz.

Yapılabilecek en güzel şey, başımıza gelen her şeyin seçimlerimiz ve isteklerimiz doğrultusunda Allah’ın bir hikmeti olduğunu bilerek şükürle ve sevgiyle kabul edebilmek. İşte insan bunu başardığında aslında kendisi oluyor, başka bir şeyin ya da kişinin kendisini üzmesine ve yüceltmesine ihtiyaç duymayacağı kıvama gelebiliyor. Bu kıvama gelen insan kendini bulmanın erdemiyle mutluluğu yakalar ve kendisini mutlu edecek şeyler aramak yerine mutluluğuna mutluluk katacak ve bu mutluluğu paylaşacak kişi ve alanlar aramaya başlar. İşte o zaman yazının başındaki yazdığım soruları kendine sorduğunda cevaplarını çok daha berrak, açık, net ve en önemlisi huzurla verir.

Ve bana sorarsanız hayatın en güzel anlamlarından biri de bu teslimiyet dengesine ulaşabilmek te yatıyor.

Yaşamın kaynaklarını, kendi öz varlığınız ile uyumlandırıp, teslimiyetin huzuruyla dolu dengeler yaşamanız niyetiyle

Işık ve sevgiyle

Dilek Torun

Kategori : Blog Yazıları , Genel

Yanıt Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>