“Ben Kimim” Oyunu
“Ben Kimim” Oyunu
Kişisel gelişim yolculuğuna çıkan herkesin ilk karşılaştığı şey affetme ve helalleşme konusu. İşin en can sıkıcı kısmı da burası. Hem gelişmek ve iyileşmek istiyorsun hem de yapman gerekenleri yapmak içine sinmiyor. Çünkü hep yıllarca suçlu bildiğin kişileri affetme eylemi bir anda gözümüzü korkutuyor, affettiğimizde kendimizi özgürleştireceğimiz fikri yerine “ yanlarına kar mı kalacak?” sorusu daha ağır basıyor yüreğimizde.
Aslında affetmeye çalıştığımız kişinin kendimiz olduğunu en başında anlayabilsek işler çok kolay olacak olmasına rağmen bizler bu durumu hep acılı evreyi geçtikten sonra görebiliyoruz.
Şimdi gelin hep birlikte bunu eğlenceli bir hale getirip, kendimize acı vermeden ve başkalarını yücelttiğimizi düşüncesine kapılmadan güzel bir oyunla yaşamımıza geçirelim.
Affetme konusunda en zorlanan kişiler aynanın karşısına geçip gözlerinin içi ile ya da bütün olarak kendisiyle yüzleşemeyen kişilerdir. Öncelikle bunun farkına varalım. Özellikle günde en az 3 kereden daha az aynanın karşısına geçip kendiyle ilgilenmeyen kişiler için bu oyun çok işe yarayacaktır.
Şimdi oyunumuza gelelim;
Hepimiz gerek aile hayatında, gerek sosyal hayatta, gerek iş hayatında gerekse ev hanımları için komşu sohbetleri içinde birçok kişi ile iletişim içinde olmak durumunda kalıyoruz ve bu iletişim anlarında çeşitli duygu durumlarıyla yüzleşiyoruz.
Yapacağımız şey şu; sabahtan akşam yatana kadar isterseniz herkes için isterseniz gerçekten damarınıza basan 1 ya da 2 kişi için sizde yarattığı duygulara bir bakın. Bu oyun sizin oyununuz o yüzden lütfen maksimum düzeyde kendinize dürüst olun 😉
Örneğin: Karşınızdaki bir kişi size yalan söyledi diyelim; sinirlenmeden önce hemen durun ve önce oyunu hatırlayın. Sonrasında hemen sizde yarattığı duyguya bir bakın ( kızgınlık, öfke, değersizlik hissi, kandırılmışlık hissi vs.) hissi yakaladığınız anda başınızın üzerinde karikatürlerde olduğu gibi hayali balonlar oluşturun, o balonların her birini başka renge boyayın ve hepsinin iplerini elinizde tutun.
Sol tarafta kalan balonlara sizi yalanlarıyla üzen, kıran, inciten kişilerin isimlerini yazın, tam başınızın üzerinde kalan balonlara yalan söyleyen kişinin sizde yarattığı duyguyu kendimize nerde yarattıysak onu yazın, örneğin kandırılmışlık hissi yarattıysa, kendinizi kandırdığınız anları ve kandırıldığınızı hissettiğiniz anları tek tek ve rengarenk balonlara yazın, son olarak Sağ taraftaki tüm balonların içine kendinize söylediğiniz tüm yalanları tek tek yazın,
Şimdi hepsine şöyle bir göz atın bakalım, size yalan söyleyenlerin sayısı ile sizin kendinize söylediğiniz yalanların sayısı ile eşit mi, az mı, çok mu? Yani sağ taraftaki balon sayısı ile sol taraftaki balon sayısının durumu nedir? Bu tabloda yorumu herkesin kendisine bırakıyorum, yani az olursa şöyle, çok olursa şöyle yorumu yapmayacağım herkes kendi hayatını kendi hissetsin istiyorum.
Bu kısmı kendi içinizde yorumladıktan sonra, sol taraftaki kişilerin hepsine, size kendinizi bulmanızda aynalık ettikleri için tek tek teşekkür edip, helalleşerek balonları patlatıp kişileri, balonların iplerini elinizden bırakarak kendinizi sevgiyle özgürleştirin
Şimdi sıra geldi ortadaki balonlara; hangi zamanda hangi duyguyu yaşattıysanız kendinize, şimdiki siz o gündeki ( o yaştaki) sizin yanınıza gidin ve o an ne yapmak isteyip yapamadıysanız o küçük sizin omzuna dokunun, güvende olduğunu ve onu sevdiğinizi söyleyin, bu duyguyu sahiplenmesi gerekmediğini sevgiyle hayatına devam etmesini söyleyerek o küçük sizle helalleşip elinden tutarak sıkışıp kaldığı duygunun içinden çıkartın ve kendinizi güvene aldıktan sonra her bir balonu patlatıp duyguyu yaşadığınız andan, elinizdeki ipleri bırakarak o duygudan kendinizi özgürleştirin
Gelelim sağ taraftaki balonlara; bu kısım sizin kendinize söylediğiniz yalanlar ( örnek konu yalandan açıldığı için böyle gidiyorum, herkes kendi konusu için çalışabilir) Buradaki balonları patlatamıyoruz ve ipleri bırakamıyoruz.
Ne zamana kadar kendimize söylediğimiz yalanları iyileştirene kadar. Örneğin: spora başlayacağım diyerek başlamadıysanız bu kendinize söylediğiniz bir yalandır ve o balon ipiyle birlikte siz spora başlayana kadar sizinle gezecektir. Bu konuyu kendi içinizde çözdüğünüzde yani spora başladığınızda ya da spora başlama kararınızdan vazgeçtiğinizde balonu patlatıp ipleri de elinizden sevgiyle bırakabilirsiniz. Sağ taraftaki balonlar bittiğinde artık kimse size yalan söyleyemeyecek ya da söylese bile bu size acı vermeyecek çünkü bu durumun sizin değil o kişinin sorunu olduğunu bileceksiniz
Gerçekte, affetmeye çalıştığınız, kızdığınız, küstüğünüz, yargıladığınız, nefret ettiğiniz, asla görmek istemiyorum dediğiniz kişilerin SİZ’den başkası olmadığını kabul ettiğinizde, yıllardır omuzlarınızda taşıdığınız çuvallar dolusu yüklerin yerini huzurlu bir boşluğun, yeniliğe açık bir keyif halinin aldığını göreceksiniz
Yaşamınızın farkına keyifle ve neşeyle varacağınız, tüm acılarınızdan keyifli oyunlarla özgürleşeceğiniz anlarınız olsun niyetiyle
Işık ve sevgiyle
Dilek Torun
Kategori : Blog Yazıları , Genel
