Oksijenlenmenin Önemi

DilekTorunAlb18

Doku Oksijenlenmesinin Önemi,

İnsan vücudunda, hücreler dokuları, dokular organları, organlar sistemi, sistem ise insanı oluşturuyor.

Dolayısıyla bedenimizin sağlıklı olarak oluşması ve yaşaması için öncelikli olarak hücre ve dokulara sonrasında ise onların sağlıklı çalışmasına ihtiyacımız var. Hücrelerimizin sağlıklı yaşayabilmesi için gerekli olan en önemli madde oksijendir. Bizim yapmamız gereken en önemli şey ise, dokularımızın sağlıklı, uzun ömürlü yaşamaları ve potansiyellerini en üst düzeye çıkarabilmeleri için, onların yeteri ölçüde oksijenlenmesini ve içlerine giren şekeri yakmasını sağlayabilmemizdir. Bunu yapmanın en basit yolu ise hücreler için gerekli olan oksijenin yeterli düzeyde servisinin sağlanmasıdır. Yani ciğerleri tam kapasite hava doldurulması ve nefesi kullanabildiğimiz en uzun sürede kullanabilmemizdir. Başka adı ile doğru nefes alıyor olabilmemizdir.

Yaşam kalitemizin artması vücudumuzdaki şekerin yakılıp enerjiye çevrilebilmesine bağlıdır. Dolayısıyla Hücre, doku, organ, sistem ve insan sağlığı denildiğinde akla gelmesi gereken ilk şeyin Hücre ve doku oksijenlenmesi olması gerektiğinin farkına varmamız gerekiyor. Şeker yakılamayıp vücuttan dışarı atılamadığında ya metabolizmamız çalışamıyor ya da vücutta şekere bağlı sorunlar, rahatsızlıklar, hasarlar ortaya çıkmaya başlıyor.

Şeker aynı zamanda vücutta endorfin, dopamin, seretonin yapımında kullanılıyor. Fakat bu hormonları yaratmak için şekere bağımlı hale gelirsek o zaman yaşam tersine dönüyor. Fazla şeker tüketimi organların yağlanmasına neden olarak işlevselliklerini yitirmelerine neden oluyor. Bu durum gözden saç teline, mideden böbreğe kadar vücudumuzdaki her hücre için geçerli. O yüzden vücutta şekere dönüştürülen her besinin oksijen tarafından yakılması gerekiyor. Bunun tek yolu da dokuların yeteri kadar oksijene ulaşıp şekeri yakması sağlanması.

 Ancak şu var ki, nefes nefese kalındığında da vücut anaerobik solunuma geçer. Yaşamımız sürdürürken mecburen nefes nefese kaldığımız anlar oluyor ama sıklıkla nefes nefese kalıyorsanız bedeninizde çok hızlı hücre ölümleri oluyor demektir. Çünkü anaerobik solunumda vücut oksijen kullanmadan şeker (glikoz) yakmaya başlar. Bu da sürekli olursa çok iyi bir durum değildir.  Dokular çok çabuk kaybedildiğinden yaşam kalitesi de kaybedilmeye başlanıyor. Mutlaka kendimizi doğru nefeslendirerek enerjiyi kullanmamız gerekiyor. Hücrelerimizin oksijenlenmesini sağlayarak sporumuzu, ev işimizi, bedenimizi kullandığımız mesleğimizi vs. yapmamız gerekiyor. Bunun diğer adı da kondisyondur. Düzenli olarak nefesi doğru yani uzun kullanarak ve bilinçli yapılan hızlı nefes teknikleri ile bedenimize kısa sürede kondisyon yüklememiz mümkündür

Eğer dakikada 8 nefes bize yetmemeye başladıysa, daha fazla ve hızlı nefes alma ihtiyacı hissediyorsak o zaman vücudumuzda bir rahatsızlık (bedensel, ruhsal, duygusal, psikolojik vs.) olduğunu anlayabiliriz.  

Özellikle kanserin başlangıç seviyelerinde kişiye dakikada 15 nefes bile yetmemeye başlar. Hastalık ilerledikçe dakikada 30 nefes bile yetinemez, aldıkları nefes anlam ifade etmez duruma gelinir. Hatta daha az nefes almaya çalıştıklarında boğulma yaşayabilirler.

Böyle bir durumda vücut artık şeker üretimini tercih ettiği için aerobik solunum bitmiş anaerobik solunum başlamıştır. Oksijenli solunum yeterli düzeye gelmiyor ve dokulara oksijen servisi neredeyse hiç yapılamıyordur. Sürekli nefes alma ihtiyacı ortaya çıkıyor, metebolizma oluşmuyor ve hücreler hızla ölmeye başlıyor.

Türkiye’de tıp dünyası oksijen ve kanser ilişkisi konusunda geri planda durmaya devam etse de dünyada çok büyük araştırmalar yapılmaktadır. Örneğin 2 kez üst üste Nobel ödülü alan Otto Warburg Kanserin en büyük nedeninin oksijensiz hücreler olduğunu, doğru oksijenlenen bir kişinin asla kanserden ya da kalp krizinden ölmeyeceğini belirtmektedir.

Uzun solumanın birçok hastalığı iyileştirdiği yönünde araştırmalar ve deneyler yapan Konstantin Pavlovich Buteyko’da dakikada alınan nefes sayısının düşürülmesinin ve oksijenlenmenin artırılmasının önemini vurgulamaktadır.

Oksijenlenmenin ve uzun solunum yapmanın önemini umarım kısa ve öz olarak anlatabilmişimdir.

Şimdi sıra sizde, kendinizi ve sağlığınızı korumak için, içinizdeki yaşam kaynağının farkına varın ve DOĞRU olarak kullanmaya başlayın. Bedeninizin bilgeliğini dinleyin… <3

Işık ve Sevgiyle

Dilek Torun

Kategori : Blog Yazıları , Genel

2 Yorum


  • Geri bildiriminiz için teşekkür ederim. Faydam dokunuyor ise ne mutlu bana

  • Çok faydalı yazılar paylaşıyorsun teşekkür

Yanıt Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>